21 Ağustos 2009 Cuma

Afganistan'da seçim

Afganistan halkı sandık başında... Bölgede yaşananları derinlemesine anlamak için durum raporunu, dış politika uzmanı Sami Kohen'den alıyoruz...

İşte Afganistan seçimlerinden görüntüler ve Kohen'in Milliyet'teki yazısı...



[CNNTURK HABER]

SAMİ KOHEN - MİLLİYET

Ne biçim demokrasi?

İLK bakışta, alışılagelen seçim görüntülerinden farksız: Seçmenler sandık başında kartlarını gösteriyor... Görevliler kimliğin doğruluğunu saptadıktan sonra seçmenin parmağına kolay çıkmayan mürekkebi sürüyor... Seçmenler aldıkları aday listeleri ve zarfla, oy kullanacakları kabine giriyor...
Bu görüntüde ilginç bir fark, kadın seçmenlerin bütün bu işlemi erkeklerden ayrı kulvarlarda yapmalarıdır.
Ama Afganistan’da dün yapılan seçimlerin en önemli özelliği, seçim merkezlerinin çok sayıda eli tetikte güvenlik güçleri tarafından çevrilmiş olmasıdır.
Nitekim ülkede 7 bin seçim merkezini korumak için yabancı askerlerin de katıldığı toplam 300 bin kişilik bir kuvvet seferber edildi.
Buna rağmen Taliban boş durmadı. Kâbil dahil çeşitli kent ve köylerde seçim merkezlerine ve seçmenlere karşı saldırılar düzenledi, ölenler, yaralananlar oldu...
Bu durumda katılım oranının düşük olması doğal. Bunun seçimlerin yasallığı ve geçerliliği üzerinde ne gibi tartışmalara yol açacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz...

Şiddetin gölgesinde...
DÜNYANIN en yoksul ve geri ülkelerinden biri sayılan, demokratik kültürü bulunmayan ve üstelik sürekli şiddet eylemlerine sahne olan Afganistan’da seçimlerin yapılabilmesi gene de önemli bir siyasi olay sayılır.
Ancak bunun ne ölçüde bir başarı olarak kabul edilebileceğini de sorgulamak gerek.
Seçmenlerin bir şekilde oylarını kullanması, demokratik hak ve özgürlüklere tam olarak sahip oldukları anlamına gelmez tabii. Kaldı ki, Afganistan’da seçimlerin cereyan ediş şekli üzerinde de ciddi şüpheler var.
Seçim öncesinde oy pusulalarının satıldığı, seçmenlere bazı adaylara oy vermeleri için rüşvet dağıtıldığı, dün de sandık başında -bütün denetimlere rağmen- birtakım usulsüzlüklerin yapıldığı, bir sır değil.
Seçim kampanyası sırasında Devlet Başkanı Hamid Karzai’nin, aşiretlerin desteğini sağlamak için, belirli kişilere veya çevrelere büyük tavizler verdiği de biliniyor. Kadın haklarını çiğneyen bir yasanın çıkarılmasından, insan hakları ihlallerinden sorumlu tutulan Özbek lideri Dostum ile varılan gizli mutabakata kadar çeşitli örnekler ortada...
Bu şartlarda demokrasi (eğer Batı tipi bir demokrasiden söz ediyorsak) ne kadar yürüyebilir?

Herkese lazım!
MADALYONUN öbür yüzüne bakarsak, Afganistan’da Taliban’ın şiddet kampanyasından yönetimdeki yolsuzluklara kadar çeşitli olumsuz faktörlere rağmen, halka rakip adaylar arasından seçme hakkının ve kendi fikirlerini ortaya koyup bunları tartışma imkânının verilmesi gene de küçümsenmemesi gereken bir gelişmedir.
Afganistan gibi birtakım yetersizliklere ve zaaflara sahip bir ülkenin, bir çırpıda Ortaçağ düzeninden demokratik rejime “sıçrayabilmesi” düşünülemez tabii. Önemli olan Afganların böyle bir “sıçrama”yı arzu etmeleri ve bu yönde çaba göstermeleridir.
Taliban’ın son zamanlarda elde ettiği bazı başarıları tespit ederken sırf Kâbil’deki rejimin yanlışları ve yetersizlikleri üzerinde durmak, yanlış bir sonuca götürür. Taliban tercih edilecek bir alternatif mi? Geçmiş yıllarda Taliban rejiminin Afganistan’ı nerelere götürdüğü belleklerdedir. Ve halen Taliban’ın ülkeyi nasıl kan gölüne çevirdiği de meydandadır.
Tabii sonuçta tercihi yapacak olan Afgan halkıdır. Bunun içindir ki, yarım yamalak da olsa, demokrasi Afganistan’a da lazımdır.


0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumlarınız editör onayından sonra gösterilecektir.

Son haber videoları